doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2010 Pazartesi

Doğum Yapan Kadının İş Yerindeki Hakları

Gönderen İsmet zaman: 00:13 0 yorum


Hamile kalan kadın işçi ne zaman çalışmayı bırakmak durumundadır?
İş Yasası’na göre kadın işçi doğumdan önceki 8 hafta ve doğumdan sonraki 8 haftada izinli sayılır. Bu sürede ücretini almaya devam eder.

İkiz veya daha fazla bebeğe hamilelik hali olursa bu süreler değişir mi?
Evet değişir. Bu durumda doğumdan önce izinli olduğu 8 hafta 10 haftaya çıkarılır.

Kadın işçi doğumdan önce kendisini iyi hissederse ve izninin büyük kısmını doğumdan sonra kullanmak isterse, böyle bir hakkı var mıdır?
Evet vardır. Eğer hamileliğin çalışmasına engel olmayacağı doktor raporu ile belgelenirse doğumdan önceki 8 haftalık izin 3 haftaya kadar inebilir. Bu durumda kalan 5 haftalık hakkını doğum sonrasında kullanabilir.

Bu izin sürelerini etkileyen başka ne gibi olaylar olabilir?
Eğer hamile işçinin gebeliği normal gitmiyorsa, düşük yapma tehlikesi varsa ve bu durum hekim raporu ile belgeleniyorsa izin süreleri arttırılabilir.

Başka ne olabilir?
Eğer kadın işçi doğum sonrasında bebeği ile daha fazla ilgilenmesi gerektiğine karar verirse doğum izni bittikten sonra 6 ay daha izin kullanabilir. Ancak bu 6 ay süresince ücret alamaz.

Hamile veya doğum yapmış kadın işçilerin çalışma koşullarında ne tür değişiklikler oluyor?
Hamile kadın işçiler hamilelikleri boyunca, doğumdan sonra da 6 ay boyunca gece çalıştırılamazlar. Hekim raporu ile bu süre uzatılabilir.

Çalışma süreleri değişir mi?
Evet, değişir. Hamile veya yeni doğum yapmış, çocuk emziren kadın işçiler günde 7.5 saatten fazla çalıştırılamazlar.

Eğer ağır veya yorucu bir işte çalışıyorsa...
Hekim raporu ile belgelenirse hamile kadın işçi sağlık durumuna daha uygun bir işe geçirilir. Bundan dolayı ücretinde bir indirim yapılamaz. Ayrıca çalışma ortamının sigara içilmeyen veya oturarak çalışılan bir yer olmasına özen gösterilir.

Eğer işin niteliği daha hafif bir işe kaydırılmasına uygun değilse...
Bu durumda hamile kadın işçi ücretsiz izine çıkabilir.

Hamile kadın işçinin sık sık doktora gitmesi gerekiyor...
Hamilelik süresince kadın işçinin düzenli hekim kontrollerini yapması gerekir. Bu kontrollerin yapılması için gün içinde izin alabilir. İzinli olduğu gün veya saatler için ücret kesintisi yapılamaz.

Hamile kadın işçiye çalışma süresince sağlanan başka kolaylık var mı?
Şunları sayabiliriz: Çalışma süresince hamile kadın işçinin sık sık tuvalete gitme ihtiyacı dikkate alınarak kendisine kolaylık gösterilir. Enfeksiyon riskine karşı işyerinde gerekli hijyen şartları sağlanmalıdır. Çalışma hızı ve yoğunluk hamile kadın işçinin koşullarına göre yeniden düzenlenebilmelidir. Hamile işçinin ani darbelere, sarsıntıya, uzun süreli titreşime maruz kalacağı işlerde çalıştırılması yasaktır. Hamile işçi kişisel koruyucu kullansa bile 80 desibelden daha az gürültülü ortamlarda çalışması sağlanmalı ve bu mümkün değilse işi değiştirilmelidir. İşyerinde hamile kadın işçinin soğuk, sıcak ve yüksek basınçtan dolayı sağlık riski yaratmayacak koşullarda çalıştırılması gerekir. Hamile veya yeni doğum yapmış kadın işçinin yalnız çalıştırılmaması esastır. Bu mümkün değilse diğer işçilerle kolaylıkla iletişim kurabileceği bir yerde çalışması sağlanır. Doğum sonrasında kadın işçi bebeğini emzirebilmek için günde 1,5 saat süt izni kullanır. Bu saati hangi saatler arasında ve kaça bölerek kullanacağına işçi kendisi karar verir. Bu süre için ücret indirimi uygulanamaz.

Bu konu hakkında İş Yasası’nın patrona yüklediği sorumluluklar neler?
Yaşına ve medeni durumuna bakılmaksızın 100-150 arası kadın işçisi olan işyerlerinde işyeri dışında ve işyerine en fazla 250 metre uzaklıkta 1 yaşından küçük çocukların bakılması ve bebek emziren kadınların kullanabilmesi için bir emzirme odası kurulmalıdır. Bu yükümlülüklerin mali giderlerinin hepsi patron tarafından karşılanmalıdır.

Daha büyük çocuğu olan işçiler için bir yükümlülük var mı?
Var. Yine yaşına ve medeni durumuna bakılmaksızın 150’den fazla kadın işçisi olan işyerlerinde 0-6 yaş arası çocukların bakımı veya emzirilmesi için işyerinden ayrı ama makul bir uzaklıkta bir yurt veya anaokulu patron tarafından kurulmalıdır. İşveren başka patronlarla ortaklaşarak bir yurt açabilir veya harici bir yurtla anlaşarak da bu hizmeti görebilir.

İşveren yakın bir yerde bir yurt yeri bulamamışsa...
Uzaklık 250 metreden fazlaysa bu durumda patron ücretsiz taşıt sağlamak zorundadır.

Kadın işçi sayısı belirlenirken aynı patronun sadece o işyerindeki işçi sayısı mı esas alınır yoksa başka işyerleri de dikkate alınır mi?
İşverenin aynı belediye veya mücavir alan içindeki bütün işyerlerinde çalışan kadın işçilerinin toplam sayısı hesaplanır.

Emzirme Odası veya Yurtlardan kimler yararlanabilir?
Kadın işçilerin çocukları ile erkek işçilerin annesi ölmüş çocukları veya boşanma halinde velayeti babaya verilmiş çocukları faydalanır.

Emzirme Odası veya Yurtlarda nelere dikkat edilmelidir?
Yurtlarda 0-2 yaş, 3-4 yaş, 5-6 yaş grubu birbirinden ayrı olarak tutulmalı ve hepsiyle ayrı ayrı ilgilenilmelidir. Buralarda yüksek öğrenim görmüş bir yönetici, öğretmenler, sağlık personeli, her 10 çocuk için bir kadın çocuk bakıcısı bulunmalıdır. Çocuklar gün aşırı bir hekim tarafından kontrolden geçirilmelidir. Çocuklara düzenli olarak koruyucu aşı yapılmalıdır. Çocukların beslenmesi hekim kontrolünde olmalı ve günlük en az 250 gram süt veya yoğurt düzenli olarak verilmelidir.


Doğum İzninin süresi Nekadardır?





Eşi Doğum Yapan Baba Doğum İznine Çıkabilirmi

13 Şubat 2010 Cumartesi

Tüp Bebek Nedir Nasıl Yapılır

Gönderen İsmet zaman: 00:32 0 yorum

Yumurtlaması olmayan ya da düzensiz yumurtlayan kadınlarda veya yumurtlaması olan kadınlarda birden çok yumurtanın gelişmesini sağlayarak gebelik şansının artrılmasına çalışıldığı aşılama (IUI) ve diğer tüm Üremeye Yardımcı Tedavi Yöntemlerinde (Tüp Bebek, Mikroenjeksiyon) kullanılan tedavi şeklidir. Bunun için yumurtlama işlemini uyaran çeşitli ilaçlar kullanılır. Yumurtaların içinde bulunduğu kesecikler (follikül) belli bir büyüklüğe ulaşana kadar bu ilaçlara devam edilir ve ilaçlar kullanılırken ultrasonografi ve hormon (E2) takibi ile hasta izlenir. Folliküller belirli bir büyüklüğe ulaşınca çatlatma iğnesi (hCG) yapılır. Bundan sonra ya cinsel ilişki önerilir (timed coit), eğer uygulanacaksa suni döllenme yapılır (aşılama, IUI) ya da tüp bebek (IVF) veya mikroenjeksiyon (ICSI) işlemleri için yumurta toplama işlemi (OPU) uygulanır.

EŞ SPERMİ İLE SUNİ DÖLLENME

(Aşılama, İntrauterin İnseminasyon) Aşılama olarak bilinen bu işlem, rahim ağzı salgısının veya fiziksel olarak rahim ağzının uygun olmaması, erkeğe bağlı problemin hafif veya başka deyimle sınırda olması, kadında yumurtlamanın olmaması ya da yetersiz olması, açıklanamayan infertilite, endometriyozis, immünolojik infertilite, cinsel işlev bozuklukları gibi durumlarda pratik, kolay uygulanabilir ve ekonomik bir yöntem olması dolayısıyla ilk tercih edilen tekniktir. Genelde bu tedavinin başarısız olduğuna 3 uygulamadan sonra karar verilir. Ancak bunu 6, hatta 12 uygulamaya kadar uzatan merkezler de mevcuttur.

Bu uygulamadan önce kadında en az bir tüpün açık olduğunun gösterilmesi şarttır. Kendiliğinden ya da ovülasyon indüksiyonu ile yumurta geliştirildikten sonra hCG yapılarak, gelişen bu yumurtanın çatlaması sağlanır. Bundan yaklaşık 36 saat sonra alınan semen örneği laboratuvarda özel yöntemlerle hazırlanarak örneğin hareketli ve nispeten normal yapıda spermlerden zengin olan kısmı ağrısız ve kolay bir işlem sonucu özel bir şırınga yardımıyla ile rahim içine bırakılır. İşlem birkaç dakikada sonlanır ve 10-15 dakikalık bir dinlenmeyi takiben hasta evine gidebilir.

Aşılama işlemi spontan yani yumurtanın kendiliğinden geliştiği sikluslarda yapılabileceği gibi ilaçlarla hazırlanmış sikluslarda yapılabilir. Yumurta gelişiminde klomifen sitrat gibi basit ilaçlar ya da enjeksiyonla uygulanan gonadotropinler kullanılabilir. Yumurta çatlamasının yine kendiliğinden olmasına izin verilebildiği gibi bu hCG gibi ilaçlarla sağlanabilir. Aşılama tek ya da iki gün üst üste ardışık olarak uygulanabilir. Ancak günümüzdeki verilere göre en başarılı sonuçlar gonadotropinlerle yumurta geliştirilen ve hCG ile yumurtanın çatlatıldığı sikluslarda elde edilmektedir.

İN-VİTRO FERTİLİZASYON (IVF) ve MİKROENJEKSİYON (ICSI)

IVF ile ilk sağlıklı doğum 1978 yılında gerçekleşmiş ve İngiltere'de Louise Brown bu yöntemle dünyaya gelmiştir. Tüp Bebek terimi vücut içinde değil de laboratuvar ortamında bir araya getirilen spermin yumurtayı döllemesini ifade eder. Tüp bebek işleminde elde edilen yumurtaların etrafına belirli sayıda hareketli sperm bırakılarak spermin kendiliğinden yumurta içerisine girmesi beklenirken mikroenjeksiyon işleminde sperm özel mikroaletler yardımıyla yumurtanın içerisine yerleştirilmektedir. Bu şekide vücut dışında elde edilen döllenmiş yumurtalar belirli bir süre özel besleyici sıvılar (kültür ortamı) içerisinde tutularak bölünmeye başlamaları beklenmekte ve daha sonra gelişen embriyolar normal gelişimini sürdürebilmeleri amacıyla rahim içine yerleştirilmektedir.

10 Şubat 2010 Çarşamba

İki Doğum Arasında En Az İki Yıl Olmalı

Gönderen İsmet zaman: 23:19 0 yorum
Türkiyede doğuma bağlı sebeplerle her gün bir kadın hayatını kaybediyor. Üçten fazla gebeliklerde, bebek ölüm hızı da 3 buçuk kat artıyor.

Aile Planlaması Hayat Kurtarır sloganı ile yola çıkan Birleşmiş Milletler Nüfus Fonuna göre, doğum aralığı iki yıldan az olmamalı...

BMnin araştırmasına göre aile planlaması tüm dünyanın sorunu. Dünyada 200 milyon kadın aile planlaması imkanlarından faydalanamıyor. Bunun sonucunda, her sene 23 milyon istenmeyen gebelik, 22 milyon kürtaj, 150 bin gebeliğe bağlı anne ölümü, 1,4 milyon da bebek ölümü yaşanıyor.

Bebek ve anne ölümleri en çok az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde görülüyor.

TÜRKİYEDEKİ DURUM
Bu çerçevede Türkiyedeki tablo da içaçıcı değil:

* Türkiyede doğuma bağlı sebeplerle her gün bir kadın ölüyor.
* Bu ölümlerin yarısı istenmeyen gebelikler sonucunda gerçekleşiyor.
* İki yıldan kısa sürelerle ve üç kereden fazla hamile kalmak, anne için çok riskli.
* Doğum aralığı iki yıldan az olan gebeliklerde bebek ölüm hızı 2,5 kat artıyor. Bu risk üçüncü hamilelikten sonra 3,5 katına çıkıyor.
* Doğum sırasında annenin hayatını kaybetmesi durumunda bebeğin ölüm riski de 8 kat artıyor.

175 BİN KADININ HAYATINI KURTARACAK

BM Nüfus Fonu, aile planlamasını, çocuk sahibi olma seçimi ve sayısını, anne-babanın birlikte vermesi olarak tanımlıyor. Ve aile planlamasının yılda 175 bin kadının hayatını kurtaracağı öngörülüyor.

8 Şubat 2010 Pazartesi

Doğumdan Sonra Cinsel İsteksizlik

Gönderen İsmet zaman: 23:02 0 yorum
Bu dönemde yüksek prolaktin (süt hormonu) etkisiyle yumurtalıklardan normalde salınan ve cinsellikte rol oynayan östrojen ve androjen hormonları baskılanır. Emzirme dönemi bittikten sonra prolaktin hormonu düzeyi normal düzeylere iner, yumurtalıkların ve yumurtlamanın baskılanması ve cinsellikte önemli hormonların yumurtalıklardan salınması üzerindeki baskı kalkar ve libido normal düzeylere çıkar. Bu dönemde cinsel istekte azalma görülebileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kadın Sağlığı Uzmanı Opr. Dr. İbrahim Sözen, doğum sonrasında kadın cinselliği ile ilgili merak edilenleri anlattı...

KURULUK SORUNUNA KAYGANLAŞTIRICI JEL
2007 yılında Journal of Sexual Medicine adlı dergide yayınlanan bir çalışmaya göre doğum yapan annelerin yüzde 90'ında cinselliğe ilişkin bir endişe söz konusu oluyor. Cinselliğe tekrar ne zaman başlanabileceği bunlardan biri. Cinselliğe doğumu izleyen 6. haftadan sonra başlanabilir. İlk başlarda vajende eskiye oranla bir kuruluk görülebilir. Bunun nedeni azalmış östrojen hormonudur. İlişkiyi kolaylaştırmak için kayganlaştırıcı jeller kullanılabilir. Doğum sonrası ortaya çıkan problemlerden biri erkeğin kadından daha fazla cinsel istek içinde olmasıdır. Erkeğin bu anlamda kadın fizyolojisini kavrayarak anlayışlı olması gerekmektedir. Annenin kendi vücut imajından memnuniyetsizliği de cinselliği etkileyen önemli bir faktör. Bu da doğumu izleyen 6. haftadan sonra ciddi bir egzersiz programı ve emzirmeyi takiben uygulanacak sıkı bir diyet ile çözülebilir.

AĞRI CİNSELLİĞİ OLUMSUZ ETKİLİYOR
Doğum sonrası cinselliği etkileyen faktörlerden bir diğeri de normal doğum sırasında vajen bölgesinde ileri düzeyde yırtılma veya kesi olup olmadığı. 2006 yılında yayınlanan bir Alman çalışmasına göre, bu tür bir travma nedeniye doğum sonrası devam eden ağrılı cinsel ilişki de cinselliği olumsuz etkiliyor. Doğumdan sonraki 6. ayda da devam eden ağrılı cinsel ilişki görülme sıklığı normal ve vajinal yırtık olmaksızın doğuranlar ile sezaryen ameliyatı ile doğuranlarda yüzde 3-4 iken, ileri düzeyde vajinal yırtık veya kesi ile doğum yapanlarda yüzde 11-14 olarak bulunmuştur. Bu nedenle anneye göre iri bebekleri olanlarda, normal doğumu ileri düzeyde yırtıklara neden olacak şekilde zorlamamak ve bu bilgileri doğum öncesi anne adayıyla paylaşmak gerekiyor.

Doğumdan Sonra Cinsel İlişki

Gönderen İsmet zaman: 22:58 0 yorum
Doğum ister normal ve müdahalesiz olsun, ister doğum uzmanının yardımı ya da müdahalesiyle yani riskli doğumlarda olduğu gibi; dölyolu genişletilerek, vakum ekstraktör, ya da forseps kullanarak gerçekleştirilsin, dölyolunda sıyrıklar, yırtıklar ve kesikler kaçınılmazdır. Bunlar onarılır, dikilir ve tedavi edilir. Tabii ki uzun bir süreç içinde. Bu bölge tam iyileşmeden cinsel birleşme olası değildir. İyileşme, olgusuna göre 1-2 ay olabildiği gibi, 3-4 ay da sürebilir. Ayrıca kimi gebeliklerin ilk üç ayında düşük tehdidi, son aylarda da erken doğum tehdidi korkusuyla aylarca cinsel birleşmeden sakınmak gerekir.

Doğumdan sonra cinsel hayata ne zaman ve nasıl dönüleceği, pek çok çift için soru işaretidir.

Dokuz aylık gebelik süresi, geleneksel olarak üç adet üçer aylık etaplara bölünür. Bir de dördüncü üç aylık etap vardır ki; doğumu takip eden bu dönem, yeni anneler kadar eşlerini de yakından ilgilendirir.

Gebelik dönemi sona erdiği halde büyük değişikliklerin etkisini gösterdiği doğum sonrası period, kadınlar açısından büyük zorluklara sahne olur. Zihnen ve bedenen yeni bir uyum süreci geçiren kadınları etkileyen en önemli faktör de kuşkusuz anneliğin getirdiği yenilikler.

Bu alışma sürecinde en fazla sorun yaşanan alanlardan biri de cinsellik. Tüm zamanlarda, tüm kültürlerde doğum sonrası cinsel ilişki bir tür tabu sayılmakta. Bu tabunun oluşmasında, kadını olası komplikasyonlar ve enfeksiyonlardan koruma tedbiri yatar. Bu süre ortalama 4-6 hafta devam eder. Normal bir doğumun ardından bu süre, hassasiyetin kaybolması ve genleşen karın içi ve vajinal zarların eski haline dönmesi için yeterlidir. Bu süre tamamlanıp, rahim ağzı kapandığında riskli dönem sona ermiş demektir.

Ancak fizik görünüş ele alındığında, doğum sonrası cinsel yaşamın eski haline dönmesi için başka engeller de vardır. Her şeyden önce doğum sırasında herhangi bir zorluk yaşandıysa, tam bir nekahet dönemi birkaç hafta daha uzun sürebilir. Bu dönemde artan östrojen hormonu nedeniyle vajina mukozasının esnekliği azalır ve ıslaklık problemi yaşanır. Cinsel istek üzerinde de yine östrojen seviyesindeki artışın etkisi olabilir ve bu etki sonucunda emziren annelerin çoğunda libido azalır.

Yine de en büyük zorluk, ruhsal enerjinin azalmasıyla baş gösterir. Yeni anne ve baba için ebeveynlik rolüne alışmak zaman alır.

Cinsellikle ilgili her konuda olduğu gibi, doğum sonrasında eskisi gibi uyumlu ve kaliteli bir cinsel yaşama kavuşmak üzerine söylenenlerin sınırı yoktur. Unutulmaması gereken bir nokta da, çiftlerin huzurlu olması için bu süre boyunca güvenilir bir korunma metoduna başvurulması gerektiğidir. Çünkü süt verme dönemi boyunca yumurtlama döneminin düzeninin bozulması, gebe kalınacak dönemi belirlemeyi olanaksız hale getirir.
 

Kadın Hastalıkları, Rahim Hastalıkları, Akıntı, Adet Düzensizliği Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Online Shop Vector by Artshare

mega holding nedir