26 Şubat 2010 Cuma

Adet Söktürücü İlaçlar Ve Şifalı Bitliker

Gönderen İsmet zaman: 00:03 0 yorum

Her kadın gibi sizde adet döneminden nem kapıyorsunuz… Aman allahım ya yinemi geliyor… Gelmesin bu ağrı beni öldürecek diyorsunuz. Peki adet söktürücü bitki yada ilaçları biliyor musunuz ?

Prof. Dr. Ahmet Maranki adet düzensizliği kürleri, adet düzenleyici formülleri.. Adet söktürücü şifalı bitkiler, adet sökücü ilaçlar, formüller ve bitki çayları tarifleri..

Şifalı bitkiler uzmanı olan Prof. Dr. Ahmet Maranki adet kanaması söktürücü şifalı bitkiler olarak; maydanoz, papatya, civanperçemi, kimyon, nane, nergis, rezene, safran, havuç tohumu, anason, karabaş otu, misk gibi bitkilerinden hazırlanacak adet söktürücü çayları önermektedir.

Sayın Maranki yukarıda saydığımız bitkiler ile hazırlanan adet söktürücü çaylardan her gün 3-4 bardak kadar içilmesini tavsiye etmektedir. Ayrıca taze üvez meyvelerden yemek de adet kanaması sökücü sonuçlar doğurmaktadır.

Diğer adet sökücü şifalı bitkiler

Adet sökücü ilaç niyetine dereotunu da öneren Prof. Dr. Ahmet Maranki adet kanamasını söktürmek amacıyla 2 çay kaşığı kadar dövülmüş dereotu adet söktürücü bitki çayı hazırlanıp, içilmesinin adet sökmeye yardımcı olacağını belirtiyor.

Prof. Dr. Ahmet Maranki adet düzensizliği için zerdaçalın çay şeklinde hazırlanıp içilmesinin veya zerdaçalın toz haline getirilerek tüketilmesinin etkili olacağını söylemektedir.

Adet sökücü olarak kereviz tüketilmesi; civan perçemiyle hatmi çiçeğinin birleşiminden bitki çayı yapılıp içilmesi de Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin adet sökücü, adet kolaylaştırıcı formüllerinden olduğu ve adet sökücü şifalı bitkiler isteyenlere tavsiye ettiği tedavi yöntemlerindendir.

ADET SÖKTÜRÜCÜBİTKİLER
Papatya biberiye ile beraber kaynatılıp içilirse adet söktürür.At kuyruğu otu kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir..

Aynı safa yaprak ve çiçekleri Kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir.
Civan perçemi tek başına yada sığır kuyruğu, çörek otu ile beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilirse adet söktürür, kadınlarda görülen çocuk olmama durumu adetten ise gayet faydalı bir uygulamadır. Yine menapozdan kaynaklanan kesilmelere de çok faydalıdır. Bazı kişilerde alerji etkisi yapabilir. Koklamak, tozunu yutmak ve vücuda sürtünce alerji yapabilir. Telafisi: Alerji için civan perçemini balla karıştırıp yerse fayda görür.
Çiriş otu kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir.
Çörek otu balla karıştırılıp yenmeye devam edilirse adet söktürür
. Az çöven kökü kaynatılıp balla tatlandırılarak içilirse adet söktürürFazlası kustururHavlıcan kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir
. Kekik (civanperçemi acıdır,kattılırsa daha iyi olur) kaynatılıp balla tatlandırılıp günde 3 çay bardağı içilirse adet söktürür.
Kuş dili kaynatılıp balla tatlandırılarak birer su bardağı aç karnına içilir.
Madımak otu kaynatılıp balla tatlandırılarak aç karına birer su bardağı içilir.
Papatya biberiye ile beraber kaynatılıp içilirse adet söktürür.
Şakayık çiçekleri kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir.
Üzerlik tohumu kaynatılıp balla tatlandırılarak 1′er su bardağı içilmeteÜzerlik tohumu kaynatılıp balla tatlandırılarak 1′er su bardağı içilir.Mide gastridi ve ülseri olanları yakar. Sirke ile yapılan bal şerbeti içilirse mide yanması geçer. Geçmezse önce mide tedavi edilir.

ADET SÖKTÜRÜCÜBİTKİLER
Papatya biberiye ile beraber kaynatılıp içilirse adet söktürür.At kuyruğu otu kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir..
Aynı safa yaprak ve çiçekleri Kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir.
Civan perçemi tek başına yada sığır kuyruğu, çörek otu ile beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilirse adet söktürür, kadınlarda görülen çocuk olmama durumu adetten ise gayet faydalı bir uygulamadır. Yine menapozdan kaynaklanan kesilmelere de çok faydalıdır. Bazı kişilerde alerji etkisi yapabilir. Koklamak, tozunu yutmak ve vücuda sürtünce alerji yapabilir. Telafisi: Alerji için civan perçemini balla karıştırıp yerse fayda görür.
Çiriş otu kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir.
Çörek otu balla karıştırılıp yenmeye devam edilirse adet söktürür
. Az çöven kökü kaynatılıp balla tatlandırılarak içilirse adet söktürürFazlası kustururHavlıcan kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir
. Kekik (civanperçemi acıdır,kattılırsa daha iyi olur) kaynatılıp balla tatlandırılıp günde 3 çay bardağı içilirse adet söktürür.
Kuş dili kaynatılıp balla tatlandırılarak birer su bardağı aç karnına içilir.
Madımak otu kaynatılıp balla tatlandırılarak aç karına birer su bardağı içilir.
Papatya biberiye ile beraber kaynatılıp içilirse adet söktürür.
Şakayık çiçekleri kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir.
Üzerlik tohumu kaynatılıp balla tatlandırılarak 1′er su bardağı içilmeteÜzerlik tohumu kaynatılıp balla tatlandırılarak 1′er su bardağı içilir.Mide gastridi ve ülseri olanları yakar. Sirke ile yapılan bal şerbeti içilirse mide yanması geçer. Geçmezse önce mide tedavi edilir.


Geciken adeti başlatmak için aspirin?




Adet söktürücü olarak bitkisel karışımlar


25 Şubat 2010 Perşembe

Vajinada Kuruluk Ve Nedenleri Tedavisi

Gönderen İsmet zaman: 23:53 0 yorum
Vajinada Kuruluk Nedir Nedenleri?
Cinsel yönden aktif olan her kadin zaman zaman vajinal kuruluk problemi yasar. Vajinal kuruluk varliginda cinsel iliski bir keyif kaynagindan çok aci ve stress nedeni haline gelir. Kadinlar erotik uyarilara bazi cevaplar verirler. Nefes alis verisin hizli ve derin hale gelmesi, ciltte sicaklik hissi ve kizarma, meme uçlarinin belirginlesmesi, klitoris ve vulvada sisme cinsel uyari karsisinda ortaya çikan degisikliklerdir. Kadinlarin pek çogu erotik uyarilar karsisinda vajialarinda da bazi degisiklikler hissederler. Uyari ile birlikte vajina yukariya dogru kalkar ve boyu hafifce uzar. Ayrica vajina duvarlarinda “terleme” yani salgi olur. Lubrikasyon ya da kayganlasma adi verilen bu durum vajina duvarlarini olusturan hücre tabakalarindan kaynaklanir. Sivi ciltten olan terlemeden farklidir ve bilimsel olarak modifiye plazma transüdasyonu olarak isimlendirilir. Bu sivi AIDS’de dahil olmak üzere pek çok degisik virüs içerebilir. Bu nedenle partnerin dikkatli olmasi gereklidir. Bu sivinin yutulmasi ya da cinsel fantazi oyuncaklarinin ortak kullanimi virüsün bulasmasina neden olabilir. Sivinin ve lubrikasyonun asil amaci cinsel iliskiyi kolaylastirmak ve spermlerin rahim içine dogru ilerlemesine yardimci olmaktir. Pek çok kisi vajinadaki bu islakligi kadinin uyarilmasi ve cinsel iliskiye hazir olmasi ile ile es anlamli olarak görür. Oysa bu yanlistir. Kadinlar bazen cinsel olarak uyarilmadiklari halde vajinalari islanabilir ya da tam tersi olarak vajina islanmadan da uyarilmis olabilir. Asiri salgi zaman zaman problem olabilmekle birlikte asil sorun yeteri kadar islakligi saglanamadigi durumlarda yasanmaktadir. Bazi kadinlar yeteri kadar uyarilmadigi için kur kalirken bazilarinda ise kurulugun nedeni stress ya da gerginliktir. Öte yandan tampon kullanimi, diger temizlik malzemeleri, ya da vajinal dus da kuruluga neden olabilmektedir. Benzer sekilde alerji ilaçlari ile psikiyatrik sorunlarda, kalp damar hastaliklarinda ya da diger bazi durumlarda kullanilan ilaçlar da kuruluga yol açabilir. Nadiren dogum kontrol haplari da benzer bir etki yaratabilir.Temel olarak bakildiginda kan östrojen hormonundaki dalgalanmalar kurulugun temel nedenidir. Menopoz da vajinal kurulugun önemli ve sik karsilasilan bir nedenidir. Üreme çaginin sonlarinda azalan östrojen hormonuna bagli olarak vajinal dokular incelir ve esnekligi azalir. Buna paralel olarak dokularin sivi üretme yetenegi düser. Özetleyecek olursak kuruluga yol açan nedenler adet siklusunun dönemleri gebelik dogum sonrasi emzirme dönemi stress dönemleri prezervatif kullanimi tampon kullanimi vajinal dus ilaçlar menopoz Vajinal kurulugun en kolay ve etkili çözümü lubrikan yani kayganlastiricilardir. Piyasada bu amaçla satilan pek çok ürün bulunmaktadir. Bu ilaçlarin çogu kokusuz, tatsiz ve sterildir. Yine bu ilaçlarin hemen hepsi hipoalerjeniktir. Kendinize uygun olan lubrikani degisik markalari deneyerek kendiniz bulmalisiniz. Lubrikan seçerken dikkat etmeniz gereken bazi hususlar vardir: 1) Her zaman suda çözünen lubrikanlari kullanin. Petrol bazli vazelin gibi kayganlastiricilari asla ve asla kullanmayin. Bunlar hem enfeksiyona olan egilimi arttirirlar hem de içerdikleri maddeler prezervatiflerin dayanikliligini azaltirlar. Öte yandan vajinada irritasyona neden olabilirler. 2) Nemlendirici, anti-irritan ve kurutma tozlari arasindaki ayrima dikkat edin. Pek çok markanin degisik amaçlarla kullanilan farkli ürünleri vardir. Anti-irritan kremler sadece dis bölgelerde kullanilir ve vulvadaki agri ve kasintiyi giderirler. Bu ilaçlar asla vajina içinde kullanilmazlar. Bazi toz ve pudralar ise sadece asiri salgi olan kadinlarda salgiyi absorbe etmek için kullanilirlar. 3) Unutmamaniz gereken bir baska nokta ise aksi belirtilmedigi sürece bu tür kayganlastiricilarin hamilelikten koruyucu etkisinin olmadigidir. Yine bu maddeler cinsel yolla bulasan hastaliklara karsi korumaz. Sadece nonoxynol adi verilen maddeyi içeren maddeler sperm öldürücü özellige sahiptir. Ancak bu madde de vajina için irritan bir maddedir ve enfeksiyon riskini arttirir. Kayganlastiricilara ek olarak pelvik kaslarin güçlü tutulmasi bölgeye olan kan akimini arttirarak sivi üretimine destek olabilir. Bu amaçla Kegel egzersizleri yapilabilir. Kegel egzersizlerini ögrenmek için tuvalette otururken idrar yapmaya baslayin ve idrar akimi devam ederken durdurmaya çalisin. Daha sonra bu hareketleri mesaneniz bosken yapin. Kaslari kasin ve üçe kadar sayin. Buna kalsarin yoruldugunu hissedene kadar devam edin. Kegel egzersizlerini her gün günde 2 defa yapin. Birkaç hafta içinde cinsel yasantinizdaki degismi fark edeceksiniz.







24 Şubat 2010 Çarşamba

Gebelik Testleri Nedir? Ne zaman Yapılmadır

Gönderen İsmet zaman: 00:25 0 yorum

Gebelik Hamilelik Testleri

Gebelik rahim içinde (dış gebelik durumunda tüplerde ya da karın boşluğu gibi bir yerde) yerleştiği andan itibaren trofoblast hücreleri tarafından HCG (Human chorionic gonadotropin) adı verilen bir hormon salgılanmaya başlanır. Normalde kanda ve idrarda eser miktarda bulunan bu hormonun arttığının çeşitli testlerle gösterilmesi (HCG salgılayan tümörlerin olduğu çok ender durumlar hariç) vücutta bir gebelik olduğunun kesin kanıtıdır.

Kandaki ve idrardaki HCG seviyesinin bu hormona yapısal olarak çok benzeyen luteinizan hormon (LH) adlı yumurtlamadan sorumlu hormon ile karışmasını önlemek için HCG hormonunun beta fraksiyonu yani ß-HCG ölçümü yapılır.

İdrar testleri:

Kanda ß-HCG belli bir eşik seviyesine ulaştığında idrara çıkmaya başlar ve gebeliğin ilerlemesiyle idrardaki seviye artar. İdrarla yapılan gebelik testlerinin esası bu ß-HCG’nin varlığının ya da yokluğunun saptanmasına dayanır. Çeşitli testlerin hassasiyeti arasındaki farklılıklar idrardaki seviyeyi tanıyıp tanıyamamalarına bağlıdır. Hassas bir test idrarda gebeliğin en erken dönemlerindeki düşük seviyedeki ß-HCG’yi tanıyabilirken, hassas olmayan testler gebelik biraz daha ilerleyip idrardaki seviye yükseldiğinde, yani daha geç bir dönemde gebeliği tanıyabilirler. İdrar testlerinde “gebelik müspet” sonucu alındığında hata oranı oldukça düşüktür. Ancak “gebelik menfi” sonucu veren testin bir süre sonra tekrarlanması uygundur.

Eczanelerde ya da evlerde hazır test kitleri yardımıyla uygulanan idrarda gebelik testlerinin güvenilirliği üretici firma tarafından her ne kadar %99 olarak belirtilse de yapılan çalışmalar özellikle adet gecikmesinin 10 günden daha az olduğu durumlarda hata oranının %50′lerde olabileceğini göstermektedir (“Hata” genellikle testin hassasiyetinin düşük olması nedeniyle varolan bir gebeliği saptayamaması şeklinde olmaktadır. Ancak tam tersi de mümkündür).

Laboratuvarda uygulanan idrarda gebelik testleri ise adet gecikmesinin beşinci gününden itibaren güvenilir sonuç verebilmektedir. Bu testler daha düşük hormon seviyelerini tanıyabilen ve bu yüzden de hazır test kitlerine göre daha hassas olan testlerdir.

Kan testi (beta HCG):

İdrar testleri ß-HCG’nin varlığını ya da yokluğunu saptayabilirken kan testleri ß-HCG’nin kandaki seviyesini saptarlar. Böylece hormon salgısının başladığı en erken dönemlerde, henüz adet gecikmesi bile olmadan kanda ß-HCG seviyesi saptanarak gebeliğin tanısı konabilir, ya da gebelik oluşmadığı yönünde kesin karar verilebilir.

Kanda ß-HCG testi gebelik testi olarak kullanılmasının yanında dış gebelik, mol gebeliği, düşük gibi durumların tanısında da kullanılan oldukça değerli bir tanı aracıdır.

http://birlog.com/gebelik-hamilelik-testleri/


Gebelik Testleri ,





kadınlarda Mastürbasyon Yapma Teknikleri

Gönderen İsmet zaman: 00:10 0 yorum

Kadınlar genellikle klitorislerini uyararak mastürbasyon yaparlar. Parmakların klitorisi küçük dairesel hareketlerle (genellikle orta ve işaret parmaklar)uyarması başlıca tekniklerden biridir. Orgazma yakın klitorisin tam üzerine yapılan basınç artar. Bazı kadınlar vaginaları içinde cinsel ilişkidekine benzer şekilde, uyarıcı bir kitlenin, cismin olmasını da isteyebilirler. Bu cisim genellikle diğer elin parmakları veya bu iş için özel olarak düzenlenmiş protezlerdir (vibratör vb).

Kadınlar penisi andıran şekilleri nedeniyle bazı sebze ve meyveleri bu amaçla kullandıkları bilinmektedir ancak bu şekilde kirli,kırılabilir nesnelerin vajinal uyarı için kullanılması enfeksiyon ve yaralanmalara neden olabileceğinden önerilmez. En iyisi bu amaç için yapılmış vibratör ve protezlerin uygun temizlik yapılarak ve üreticinin önerisine göre (kayganlaştırıcılar ile m) kullanılmasıdır. Bazı kadınlarda orgazma ulaşmak kasıklarının veya meme uçlarının uyarılması (mastürbasyon ) ile bile mümkündür.

Kadınların çoğunluğu mastürbasyon için vibratör kullanmaktan hoşlanmaktadır. Günümüzde çok çeşitli seks ürünleri vardır. Cinsellikten duyulan zevk ve heyecan bu ürünleri deneme konusundaki çekingenliği hızla azaltmaktadır. Neyse ki çağımızda bu tip araçları temin etmek için pek çok kaliteli ve güvenilir şirketler mevcuttur. Bu tür şirket adreslerine özellikle ülkemizde internet aracılığı ulaşabilirsiniz.


Kadınlar Cinsel ilişkidemi mastürbasyondamı daha kolay orgazm olurlar?




22 Şubat 2010 Pazartesi

Tekrarlayan Ateş Nedir? Belirtileri Ve Tedavisi

Gönderen İsmet zaman: 23:09 0 yorum

Özellikle bit ve kenelerle insanlara geçebilen bir spiroket hastalığıdır. Genellikle tropikal bölgelerde rastlanır (ülkemizde çok enderdir). Tedavi görmeyen vakalarda ölüm oranı yüzde 40, tedavi edilen vakalarda ise yüzde 5 oranındadır.
Kuluçka devresi: 5-7 gün.

Tekrarlayan Ateş Belirtileri

Herhangi bir akut hastalık başlangıcı gibi belirtiler gösterir.

Süreci

Ateş, ilk nöbette 4-5 saat sürdükten sonra düşer ve 2-3 gün sonra yeniden yükselir. Böylece değişken bir ateş tablosu kimi zaman 10 gün kadar sürebilir. Tekrarlayan ateş nöbetleri bir krizle sonlanır. Nöbetten sonra hastalık geçer. Hastalığa yakalanan organlar olarak beyin, karaciğer ve dalak sayılabilir. Kalp zarı ve damarlar da etkilenir. Sinirsel yan etkiler de görülebilir. Sarılık, taşikardi, hipotansiyon, kalp yetmezliği ve karaciğer yıkımına da rastlanabilir.

Tekrarlayan Ateş Tedavisi

Dinlenme, kalori ve vitamin yönünden zengin gıdalar verilmeli ve diğer bulaşıcı hastalıklara uygulanan ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Miyokardite bağlı hipotansiyon ve kalp yetmezliği durumlarına karşı çok dikkatli olmalıdır. Kılcal damarların deri altına kanaması olasılığına karşı (trombosit azlığı) aspirin ve salisilatlar kullanılmamalıdır. Çok ender yan etki olarak dalak yırtılması görülebilir. Bu durumun da dikkate alınması gereklidir. Belirtilere göre tedavinin yanı sıra bir de hastalığa özgü tedavi uygulaması vardır. Spiroketlerin antibiyotiklerle yok edilmesi sırasında daima ters bir tepki görülebileceğinden daha zayıf antibiyotiklerin kullanılması yeğlenmelidir.

Bitlerle geçen tipi, penisiline duyarlı olduğu halde, kenelerle bulaşan tipi, penisiline karşı duyarsız olabilir.

Çocuklarda Ateş Neden olur





Aids Hastalığından Korunma Tavsiyeleri

Gönderen İsmet zaman: 23:05 0 yorum

Aids hastalığının belirtileri ve aids hastalığından korunma yöntemleri.

AIDS Nedir?

AİDS, Acquired Immuno Deficiency Syndrome kelimelerinin kısaltması olarak ortaya çıkmış ve ‘'Edinilmiş Yetersiz Bağışıklık Sistemi Sendromu'' olarak Türkçeye çevrilmiştir.

AİDS ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde keşfedilmiştir. Keşfinden hemen sonra hızla yayılarak; erkek, çocuk, siyah, beyaz, Latin, Asyalı, zengin, fakir demeden birçok insanın ölümüne neden olmuştur. Günümüze kadar AİDS'ten 225.000 kişinin öldüğü kaydedilmiştir.

AIDS Nasıl Bir Hastalıktır?

AIDS için halen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır.

AİDS'ten korunmak bu tehlikeli ve ölümcül virüsün yayılmasını önlemek için uygulanabilecek tek yoldur.

HIV, Human Immune Deficiency Virüs, vücut bağışıklık sistemi virüsü, AIDS tamamen vücut bağışıklık sistemi ile ilgili olduğundan, hastalığa bu isim verilmiştir.

Virüs, insan vücudunun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmektedir.

Vücut bağışıklık sisteminin etkisiz hale gelmesi, virüsten etkilenmeden önce kolayca baş edebildiği diğer hastalık mikroplarıyla artık çarpışamayacak duruma gelmesi demektir. Bu da basit bir enfeksiyonun bile ölümcül hale gelmesine sebep olabilir. AIDS hastalarının yarısından çoğu bağışıklık sistemlerinin etkisiz hale gelmesi yüzünden basit enfeksiyonlara yenilerek hayata veda etmişlerdir.

AIDS Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

  • Fiziksel ve zihinsel aktiviteleri etkileyen, sebebi açıklanamayan aşırı yorgunluk.

  • Zayıflama yada diyet gibi herhangi bir aktivite söz konusu olmadan aşırı kilo kaybı.

  • Ani ateş yükselmesi ve aşırı terleme.

  • Salgı bezlerinin kabarması( Özellikle boğaz ve boyunda bulunan lenf bezlerinin kabararak en geniş haline gelmesi)

  • Sürekli devam eden ishal.

  • Dilin üzerinde pütürlü yüzeyler oluşması.

  • Deri üzerinde leke ve şişliklerin (çürük görünümünde) oluşması.

  • Uzun süreli boğaz ağrısı ve enfeksiyon.

AIDS Nasıl Bulaşır?

1. Cinsel İlişki:

Kanında HIV taşıyan kişiyle ilişkide (vajinal, anal veya oral) bulunmakla HIV bulaşabilir.

2. Kan Yoluyla:

HIV/ AİDS'li kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle bulaşabilir.

3. Gebelik ve AIDS:

Gebelik süresince veya doğum esnasında bebeğe HIV geçebilmektedir.

AIDS Nasıl Bulaşmaz?

  • El sıkışma

  • Sosyal Öpüşme (Yanaktan yanağa)

  • Tokalaşma, Kucaklaşma

  • Başkasının Giysisini giyme

  • Tükürük, Göz yaşı, Ter.

HIV bulaşması söz konusu değildir.

Yiyeceklerle, aynı tabak, çatal, kaşık, bardak, aynı tuvalet ve banyoyu kullanma, telefon ve benzerlerini kullanmakla HIV / AIDS bulaşmamaktadır. Toplu taşıma araçlarında olduğu gibi ortak ve kalabalık mekânlarda bulunmakla da HIV / AIDS bulaşmaz.

Sivrisinek ve her türlü böceğin sokmasıyla da HIV in bulaşmadığı kanıtlanmıştır.

Yapılan araştırmalarla, hekim ve hemşirelerin olduğu kadar HIV / AIDS li hasta ve hasta yakınlarının da bu konudaki bilgilerinin genelde yetersiz oldukları saptanmıştır.

Sağlıkla ilgili her konuda yeterli düzeyde bilgi sahibi olması gereken hemşire ve yardımcı sağlık personeli yanında, hastalığın yayılmasında önemli rolleri olan taşıyıcıların da yayılma ve korunma yolları konusunda bilgi sahibi olması insani bir görev kabul edilmelidir.

AIDS ‘den Korunma Yolları

  • Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılması.

  • Tek eşlilik ve partneri tanımak.

  • Kontrol edilmiş kan ürünleri kullanılması.

  • HIV pozitif virüsü taşıyan, taşıdığından şüphelenilen kişiyle cinsel temas ve kan yoluyla temastan kaçınılması gereklidir.

  • HIV pozitif kadına gebe kalmaması tavsiye edilmelidir. Eğer gebe kalmışsa riskleri anlatılmalı, bebeği doğurmakta ısrarlı ise ilaç tedavisine başlanarak risk en aza indirilmeye çalışmalıdır.

  • HIV taşıyıp taşımadığından emin olmadığınız kişilerle gireceğimiz her türlü cinsel ilişkide mutlaka koruyucu yöntem olarak kondom kullanılması gerekmektedir.

  • Kan ürünlerinin mutlaka gerekli testlerden geçirilmiş olduğundan emin olmak gerekir.

  • Berberde tıraş olurken kendimiz için yeni bir jilet kullanıldığından emin olunmalı.

  • Kuaförlerdeki Manikür ve pedikür aletlerinin dezenfekte edilmiş olmasına dikkat edilmeli

AIDS Testi (Anti-HİV Testi)

HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların ELISA yöntemiyle saptanmasına Anti-HIV testi denir.

Anti-HIV antikorların ELISA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süreye (pencere dönemi) ihtiyaç vardır. Bu nedenle test, bulaşma olduktan 3 ay sonra yapılmalıdır.

Anti-HIV testinin pozitif olması kanda HIV virüsünün olduğunu gösterir. Ancak anti-HIV testinin yalancı pozitif çıkma ihtimali de vardır. Bu nedenle, kişinin HIV pozitif (Seropozitif) olduğunu söyleyebilmesi için, Westernblood testi denen doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif olması gerekmektedir.

Anti-HIV testi, üniversite hastanelerinin mikrobiyoloji laboratuarlarında, sigorta ve devlet hastanelerinin laboratuarlarında ve özel laboratuarlarda yaptırabilir.


Aidsten Nasıl Korunabiliriz



Aids Nedir? Nasıl Bulaşır Ve Nasıl Tedavi Edilir

Gönderen İsmet zaman: 23:00 0 yorum

AIDS, Acquired Immuno Deficiency Syndrome kelimelerinin kısaltması olarak ortaya çıkmış ve Edinilmiş Yetersiz Bağışıklık Sistemi Sendromu olarak Türkçeye çevrilmiştir. AIDS (Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu=Acquired Immunodeficiency Syndrome) virüs yoluyla bulaşan bir hastalıklar bütünüdür.

Belirtiler

HIV bulaştıktan sonra, AIDS hastalığı belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre, 3 – 5 yıl, hatta bazen daha uzun süre sonra ortaya çıkar. Vücut direnci zayıflayan hastada, normalde zararsız olan, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler, ağız ve deride tekrarlayan uçuk, yara ve lekeler, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük görülür. Tüberküloz, pamukçuk, diğer bakteri, mantar ve protozoon hastalıkları fırsatçı enfeksiyonlar ortaya çıkar. Kişide bu belirtilerin ancak birkaç tanesinin bir arada bulunması durumunda AIDS düşünülebilir. Kaposi sarkomu ve bazı lenfomalarda HIV enfeksiyonunu düşündüren önemli belirtilerdendir. Kesin tanı için anti-HIV testi yapılır.

Tanı

Tanı yalnızca test sonucuyla konulabilir. Vücuttaki lezyonlar ve şikayetler tanı koymada düşündürücüdür ama hiçbiri HIV/AIDS' e özgü değildir.Tanı ELISA yöntemiyle yapılan kan testiyle konulur. Bu test virüsün bulaşmasından 2-12 haftaya kadar doğru sonuç vermeyebilir. Test 3 aylıkken yapıldığında verdiği sonuç neredeyse kesindir; fakat birçok kuruluş 6. ayda testin tekrarının yararlı olacağını düşündüğünden bir daha yaptırılmasının ister. Sadece Elisa ile tanı konmaz; doğrulama testleri yapılmalıdır(Western Blot). Test yapılırken kişilerin kimlikleri gizli tutulur.

Tedavi

Kesin çözüm bulunamamıştır. Kullanılmakta olan tedavi pahalı ve zordur; birçok yan etkileri vardır. Ama eğer hasta günde yaklaşık 20–30 tane hapı hepsinin birlikte alınmaması gereken yiyeceklere dikkat ederek tam vaktinde ve hiçbir gün aksatmadan alırsa, hastada ilaçların çoğunlukla neden oldukları yan etkiler ortaya çıkmazsa ve virüste ilaçlara direnç gelişmezse tedavisi değil ama kontrolü mümkün olan bir hastalıktır. Bu bahsettiğimiz tedavi aylık yaklaşık 10.000 dolardır.

Öneriler

• Kan nakli sırasında, AIDS testi yapılmamış kontrolsüz kan asla kullanılmamalıdır.
• Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, jilet, makas, diş hekimliği aletleri, akupunktur iğneleri kesinlikle kullanılmamalıdır ve kullanılmasına izin verilmemelidir.

• Beden kişiye aittir. Uygulanacak işlemler sırasında akla takılan soruları sormaktan çekinmemek gereklidir.
• HIV pozitif kişi, test sonucunu öğrendikten sonra kesinlikle kan vermemelidir.
• HIV'li sperm sıvısı, genital sıvı ya da kanın bulaştığı alet ve eşyanın yaralı dokuya teması ile de HIV bulaşabilir.
• Açık yaralar, vücuda mikrop/virüs/bakteri girişini engellemek için bantla kapatılmalıdır.


Aids Ne Çeşit Bir Hastalıktır






Aids Nasıl Bulaşır



 

Kadın Hastalıkları, Rahim Hastalıkları, Akıntı, Adet Düzensizliği Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Online Shop Vector by Artshare

mega holding nedir