8 Şubat 2010 Pazartesi

Meme Kanseri Belirtileri, Tedavisi, Ağrısı

Gönderen İsmet zaman: 22:47 0 yorum
Meme kanseri kadınların korkulu rüyası olan hastalıklardan biri. Her doğan 15 kız çocuktan biri meme kanserine yakalanıyor. Her hastalıkta olduğu gibi meme kanserinde de önemli olan erken teşhis. Erken teşhis edilen meme kanseri hastanın yaşamına önemli etkiler yapmadan tedavi edilebiliyor.

Meme kanseri kadınların korkulu rüyası olan bir hastalıktır. Her doğan 15 kız çocuktan birisi mutlaka meme kanseri olur. Burada önemli olan kanserin erken yakalanması ve tedavi edilmesidir. Meme kanserine aday olan yada kansere yakalanma ihtimali yüksek olan hanımların öncelikle tetkiki önemlidir. Risk altındaki hanımları şöylece sıralayabiliriz.

• Evlenmemiş ve çocuk doğurmamış olanlar,
• Emzirme süresinin kısa olması,
• Adet görmeye erken yaşta başlaması ve ileri yasa kadar devam etmesi,
• Anne, teyze yada kız kardeşlerde meme kanseri görülmesi,
• Hormon tedavisi görmek,
• Guatr, rahim hastalıkları ve şeker hastalığı bulunması.

Burada gördüğümüz gibi çok çocuk doğurmak ve emzirme süresinin uzun olması meme kanserinden koruyucu iki önemli faktörtür.

Meme kanserinden şüphelenilen hastaların doktora müracaat etme sebepleri aşağıdaki durumlardan bir ya da birkaçı nedeniyle olabilir;

• Sancı yada acıma şeklinde tarif edilen ağrı,
• Sertlik yada kitle fark edilmesi,
• Meme basında basından kendiliğinden ya da sıkmayla akıntı olması,
• Meme basının içeriye çekilmesi, ciltte çöküntü ya da portakal kabuğu görünümünde olması,
• Meme ucunda ekzamaya benzer erezyon ve ıslaklık olması
• Meme cildinde kızarıklık, damarlanmanın artması,
• Memede ve kolda ödem.

Hanımların pek çoğunun yakındığı meme ağrısını hastalık durumundaki ağrıdan ayırt etmek gerekir. Bizim Mastodini dediğimiz bu ağrı herhangi bir hastalığa bağlı değildir. Tamamen fizyolojik olan hu ağrı siklusun ikinci yansından başlar ve adet görmeyle kaybolur. Hassasiyet ve gerginlik olarak tanımlanan bu ağrı daha çok memenin üst dış kadranında görülür. Özellikle iri memeli hanımlar bu ağrıyı koltuk altlarına ve omuzlarına kadar hissederler. Bu tip ağrı tamamen fizyolojiktir ve endokrin sistemin dengede olduğunun kesin bir belirtisidir. Bu durumlarda herhangi bir hormon tedavisi kesinlikle uygulanmaz. Basit bir ağrı kesici yeterlidir. Memenin enfeksiyonları daha çok süt verme döneminde görülür. Meme ucundaki çatlaklardan giren mikroplar memede kızarıklık ve ağrı ile enfeksiyona yol açarlar, İyi tedavi edilmezse apseleşirler. Doktorların uzun süren bir meme enfeksiyonunu kanserden ayırdetmesi çok önemlidir.

Bu tür lezyonlardan mutlaka biyopsi alınmalıdır. Kız çocuklarda genellikle 9-10 yaşlarında meme tomurcukları gelişir. Bazen 6 yaş civarında bir memede bu tomurcuk gelişir. Bunu tümör zannederek aileler telaşlanır. Bu erken gelişmeye başlamış bir memeden başka bir şey değildir. Yanlışlıkla biopsi yapılması çocuğun ilerdeki bir memesinin olmamasına yol açar.

Meme başı akınıtıları da kadınların sık görülen dertlerinden biridir. Bu akıntılar sarı, gri, yeşil yada kahverengi kanlı olabilirler. Akıntı kendiliğinden gelebildiği gibi. sıkmakla da meme uçunda görülür, Bazen süt verme kesildikten sonra bile süt salgısı devam edebilir. Doktorlar bu tip akıntılar selim hastalıktan mı yoksa meme kanserinin bir belirtisi mi olduğunu ayırt etmek zorundadır.

Özellikle kanlı meme başı akıntıları titizlikle incelenmelidir.

Meme başındaki ve çevresindeki çatlaklar ülserler ve akıntılı egzamaya benzer yaralarda da kanser şüphesini daima ekarte etmek gerekir. Bu tür lezyonlardan mutlaka biopsi alınmalı ve kanser olmadığı kanıtlanmalıdır.

Yukarıda saydığımız ağrı, kitle, meme başındaki çatlaklar, meme başı akıntısı gibi kanser şüphesi uyandıran tüm lezyonlarda mutlaka biopsi yapılmalıdır. Tüm radyolojik ve laboratuar tetkikler memede ki bir lezyonun kanser olup olmadığını ayıramaz. Meme kanserinde biopsiden başka kesin tanı yöntemi yoktur diyebiliriz. Hanımların memelerini kendi kendilerine kontrol etmeleri, erken meme kanseri tanısında çok önemlidir. Bunun için öneriler şunlardır.

• Her ay belden yukarı tamamen çıplak olacak şekilde bir aynanm karşısında memelere bakılması, meme uçlarından birinin dışa veya yukarıya bakması uyarıcı olmalıdır.
• Memelerdeki damarlanma, kızarıklık olup olmadığı ve ödem dediğimiz şişkinlikler kontrol edilmelidir.
• Her iki koltuk altında ki lenf bezlerinin parmaklarla kontrol edilmesi
• Her banyoda özellikle sabunlu iken memeler elle muayene edilmelidir. Devamlı yapılan bu muayene ile her hanım kendi memesinin yapısını öğrenir ve farklı oluşumları erkenden fark eder.
• Anne, kız kardeş gibi akrabalıklarında kanser olanlar mutlaka doktor kontrolüne gitmelidir.
• 40 yaş üstündeki hanımların her altı ayda bir doktor muayenesi ve mammografi ile tetkiki gelişmiş ülkelerde uygulanan, meme kanserini erken teşhis etmeye yönelik bir uygulamadır.

Şurasını unutmamak gerekir ki; meme kanseri erken teşhis edildiğinde ve uygun tedavi edildiğinde kesinlikle korkulacak bir hastalık değildir. Önemli olan lezyonun erken yakalanmasıdır, Uygun tedavi edilen hastalar normal ömürlerini yaşarlar.

Rahim Kanseri nedir? Belirtileri, Tedavisi, Aşısı

Gönderen İsmet zaman: 06:43 1 yorum


Rahim kanseri veya tıbbi literatürde "uterin kanser veya uterus kanserleri" denildiğinde rahim içini döşeyen endometriumdan (rahim iç zarı) kaynaklanan kanserler anlaşılır. Bu kanserlere "endometrium kanseri" de denir.

Kadınlardaki tüm kanserler arasında dördüncü sırada olup, aynı zamanda en sık görülen kadın üreme sistemi kanseridir. Rahim kanseri genellikle menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkmaktadır. Genellikle 50-60 yaşları arasında görülür.

Rahim kanseri endometrium dokusunda geliştikten sonra kadın üreme sisteminin diğer organlarına da yayılma eğilimindedir. İlk önce rahim ağzı (serviks), tüpler ve yumurtalıklara doğru yayılır. Daha ilerlemiş hastalık durumlarında lenfatik damarlar aracılığı ile vücudun diğer bölümlerine atlar. Bir kanserin lenf veya kan yoluyla yayılması olayına "metastas" denir

Uterus (Rahim) Kanserlerinde Risk Faktörleri

  • Geç menopoz

  • Çocuk doğurmamış olmak

  • Genç yaşlarda adet düzensizlikleri, adet gecikmeleri, PCOS

  • Şişmanlık (Obesite)

  • Hipertansiyon

  • Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
  • Endometrial hiperplazi öyküsü olanlar
  • Önceden doğum kontrol hapı kullanmış veya kullanmakta olanlar rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için risklerini azaltırken, rahim ağzı (serviks) kanseri için risklerini arttırırlar.

    Rahim (Uterus) Kanserlerinde Ne Tür Şikayetler Olur?
    Rahim kanserinin ilk bulgusu menopoz sonrası dönemde vaginal kanamalar iken adet gören kadınlardayse düzensiz adet kanamaları şikayetleridir

ÇOK ÖNEMLİDİR!!! Menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış (özellikle pıhtılı) vaginal kanama şikayeti olan tüm kadınlar rahim kanseri riskine karşı doktora başvurmalıdır.

Ayrıca periyodik jinekolojik muayeneler sırasında vaginal ultrason ile rahim iç zarı (endometrium) kalınlığı ölçümü de rahim kanseri hakkında fikir verebilmektedir.
Menopoz sonrası yıllarda kalınlaşmış bir endometrium izlenmesi durumunda da hastalar kanser açısından değerlendirilmelidir.
Pap-smear testi rahim kanseri erken tanısında kullanmaya elverişli bir test değildir. Bu test daha çok rahim ağzı (serviks) kanseri taramasında önemlidir.

Rahim Kanserlerinde Tanı Nasıl Konulur?






Rahim kanseri kesin tanısı, rahim içersinden kürtaj yolu ile parça alınması (probe küretaj veya fraksiyone küretaj) ve bu parçanın mikroskop altında bir patoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi ile konur.


Patolojik değerlendirmede rahim kanseri tanısı konmuşsa, kanser hücrelerinin davranış potansiyelini gösteren hücresel "grade" (kanserin derecesi) belirtilir. Bu aşamadan sonra rahim kanserinin yayılma derecesini saptamak için ek tetkikler yapılabilir.

Rahim kanserinin tedavisinde cerrahi olarak rahimi almak (histerektomi operasyonu) temel prensiptir.
Operasyon sırasında hastalığın yaygınlığını saptamak amacıyla karın içersinden örnekler alınır, tüpler ve yumurtalıklar çıkartılır. Bunlara ilave olarak alt karın bölgesi ve aort damarı etrafındaki lenf bezlerinden de örnekler alınır.
Ameliyat sonrasında çıkartılan tüm parçalar patolojik değerlendirmeye alınarak hastalığın yaygınlığı saptanır.
Eğer kanser rahim dışarısına yayılmamışsa histerektomi tam kür sağlar.
Ancak kanser başka organ veya lenf dokularına da yayılmışsa ek bir tedavi gerekecektir. Bu tür ilerlemiş rahim kanserlerinde cerrahiden sonra radyasyon (ışın) tedavisi uygulanmaktadır. Çok özel bazı durumlarda ilaç tedavisi (kemoterapi) de rahim kanseri tedavisinde uygulanabilmektedir.



Yumurtalik Kistleri Belirtileri, Tedavisi

Gönderen İsmet zaman: 06:39 0 yorum
Yumurtalık hastalıkları kısırlık nedeni olabilen hastalıklardan, çok basit ve kendiliğinden geçen fonksiyonel kistlere ve tanıda gecikmenin kadının hayatına mal olabilecek over kanserlerine kadar pek çok problem geliştirebilir. Karın boşluğunda olduğu için bazen geç bulgu verebilir. Yumurtalıklar sadece muayene değil mutlaka ultrasonografi ile değerlendirilmelidir.Karın ağrısı, adet ağrıları, cinsel birliktelikte ağrı, mesane veya makata baskı hissi, sık idrara çıkma, adet düzensizliği durumunda jinekolojik muayene ve pelvik ultrasonografi uygulanmalıdır.

Kadınlarda şikayetleri olmasa da altı ayda bir jinekolojik muayene yaptırmasını öneren Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr Dr.Figen Taşer Güney "Yumurtalık Hastalıkları" ile ilgili şu bilgileri verdi:

Yumurtalıklar(overler) karın boşluğunda rahmin iki tarafında bağlarla serbest olarak asılı duran organlardır. Kadınların doğurganlığını sağlayan yumurta bu organda depolanır.Ayrıca beyinden salgılanan hormonların etkisi ile yumurtalıklardan salgılanan hormonlar, adet düzenini sağlar.

Her ay hormonların etkisi ile yumurtalıklardan yumurtayı içeren küçük bir kist oluşur. Bu kiste folikül denir.Yumurta büyüyen folikülden atılır ve sperm ile buluşursa oluşan embriyo hormonların etkisi ile rahimden oluşmuş dokuya tutunur ve gebelik oluşur. Yumurtalıkta bebeği erken dönemde besleyen bir kist oluşur.Gebelik oluşmamış ise adet kanaması ile son bulur. Folikül kistleri bazen büyüyebilir ve fonksiyonel over kisti denilen ince cidarlı, sıvı ile dolu yapıları oluşturur ve 1 ila 3 ay içinde kaybolurlar.

Yumurtalık kisti yumurtalıkların yüzeyinde veya içinde, içi sıvı ile dolu olan keselerdir. Pek çok bayan hayatının bir döneminde over kisti sorunu ile karşılaşmaktadır. Fonksiyonel over kistleri bazen hiç fark edilmediği gibi, kasık ağrısı, baskı hissi , sık idrara çıkma gibi şikayetlere yol açabilir. Bu kistler yırtılabilir, kendi ekseni etrafında dönebilir veya kistlerin içine kanama olabilir.Bu durumda şiddetli ağrı oluşur.

Kistler değerlendirilirken bazı parametreler dikkate alınmalıdır, yaş, menapoz, kist boyutları ve şikayetler ileri yaşlarda ve menopoz döneminde yani üreme çağı dışındaki bayanlarda kistler olumsuz özellikler taşıyabilir. Fonksiyonel (masum) kistler genellikle üreme çağında oluşur.

Fonksiyonel kistlerin birçoğu şikayete yol açmaz ve muayene sırasında tespit edilirler.Takip edilir 1-3 ay içinde kendiliğinden kaybolabilirler.Doğum kontrol hapları yumurtlamayı baskılayıcı özelliklerinden dolayı tedavide kullanılırlar. Kist içine kanama olduğunda şiddetli ağrı olur, ağrı kesici kullanılarak takip edilebilir.Nadiren yumurta kisti çatlarken damara isabet eder ve batın boşluğuna yumurtlama sırasında kanama olur ise operasyon gerekebilir.Kist yırtılmalarında ani başlayan ağrı oluşur.Kist sıvısı karın organlarını saran periton denilen zar tarafından emilir.Hasta hastane koşullarında takip edilir.Kistler batın boşluğunda asılı duran yumurtalıkların kendi etrafında dönmesine ve yumurtalığın dolaşımının bozulmasına neden olabilirler. Bu durumda da ağrı gelişir.Takip ve gerekirse laparoskopi uygulanmalıdır.

Dermoid Kist: Yumurtalıklarda bulunan germ(üreme) hücrelerinden gelişir. Farklı dokular içerebilir(saç, diş, kıkırdak, kemik, barsak gibi..) Tedavisi cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

Bazı kistler de neoplazik(tümoral) özellikler taşırlar. İleri yaşta gelişen, birkaç siklusta geçmeyen ultrasonografide içinde yoğun görünen yapılar, bölmeler içeren, karında sıvı toplanması, kilo kaybı, halsizlik ile beraber olan kistlere şüphe ile yaklaşılır. Bu bulgular varlığında genellikle bir patolog eşliğinde hasta opere edilir. Kist kanser olarak değerlendirilirse kanserin evresine göre sadece yumurtalığın alınması veya rahim ve yumurtalıkların karın zarı(omentum) lenf bezleri ve appendiksin alınması ve ardından ilaç tedavisi gerekebilir.

Çikolata Kisti (Endometriosis): Rahimin iç duvarının yumurtalıklarda yerleşmesidir. Kronik olarak kasık ağrısı adet döneminde ve cinsel beraberlik sırasında ağrıya yol açabilir. Yumurtalıkta oluşan kist erimiş çikolata görüntüsünde olduğu için çikolata kisti olarak adlandırılır ve önemli kısırlık nedenlerinden biridir. Kronik bir hastalıktır ve tekrarlayabilir.Bu kistler tespit edildiğinde çıkarılır ve yeni odakları baskılayıcı tedaviler uygulanır.

Polistik Over: Yumurtalıkların cidarında sıralanmış küçük kistler görülür. Hormon dengesinde oluşan değişiklik adet gecikmelerine yol açar.Metabolik problemleri de içerebilir. İnsülin direnci tip2 diyabet, obesite, kalp damar hastalığı riski, kısırlık, gebelikte düşük riski artışı görülebilir.

Tedavi siklus(adet) düzenleme veya çocuk isteğine göre planlanır.

POF (Prematür over yetmezliği): Yirmili veya otuzlu yaşlarda yumurtalık rezervinin azalması ve menopoz gelişimidir. Adetten kesilmesi ile belirti verir. Genetik özellik taşıyabildiği gibi bazen nedeni açıklanamamaktadır. Tedavide hormon replasmanı ile adet sağlanır fakat yumurtlama gelişmediği için çocuk sahibi olamaz.

Vajinada kaşıntı, Tedavisi, Nedenleri

Gönderen İsmet zaman: 06:20 3 yorum
Vajinada kaşıntı veya aşırı, değişik renkli ve çürük kokan bir akıntı söz konusu.

Nedenleri

Mantar enfeksiyonu : Koyu, beyaz, peynirimsi bir akıntınız var, vajina bölgesinde tahriş ve kaşınma söz konusu. Mantar enfeksiyonu çoğu kez antibiyotik veya doğum kontrol hapları aldıktan sonra ya da hamilelik sırasında gelişir.

Tampon ya da diyaframın unutulması : Yoğun bir akıntınız var, ancak başka belirti yok. Tampon veya diyafram unutup unutmadığınızı kontrol edin.

Leğen kemiği iltihabı/salpenjit : Renksiz, çürük kokulu vajina akıntınız ve/veya leğen kemiği ağrınız olabilir.

Düşük ateş ve ürperme, yorgunluk, sırtın alt kısmında ağrı, düzensiz adet kanaması ve iştahsızlık da görülebilir. Leğen kemiği iltihabı ve salpenjit (fallop tüpleri iltihabı) derhal tıbbi müdahale gerektirir.

Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?

Doktorunuz aksini tavsiye etmedikçe, duş yapmayın.

Vajina kaşıntısı varsa, kaşımaktan kaçının ve bölgeyi günde iki kere sade suyla yıkayın. Pamuklu külot giyin ve korse ya da sıkı pantolondan uzak durun.
Külot giymeden uyuyun.

Önleme

Güvenli cinsel ilişki ve erkek partnerin lateks prezervatif takması cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmaya yardım eder.

Mantar enfeksiyonuna eğilimliyseniz, antibiyotik kullanırken, reçetesiz satılan mantar ilacı kullanın.

Canlı aktif kültürlü yoğurt yemek de faydalı olabilir.

Öteki Nedenler Cinsel yolla bulaşan hastalık Şeker hastalığı Alerji Menopoz

Çocuğunuzun Tedavisi Kızlarda buluğdan önce vajina akıntısı alışılmış bir şey değildir. Bu durumda cinsel tacize uğramış olabilir.
Bunu doktorla konuşun. Çocuğunuzu rahatlatmak için şunları yapabilirsiniz: Bölgeyi günde iki defa sade suyla hafifçe yıkayın. Sadece pamuklu külot giydirin. Çamaşırı parfümsüz ve katkı maddesiz deterjanla yıkayın. Altını iyice temizlemesini öğretin.
 

Kadın Hastalıkları, Rahim Hastalıkları, Akıntı, Adet Düzensizliği Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Online Shop Vector by Artshare

mega holding nedir